omega 6 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
omega 6 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2010 Pazartesi

Omega 3 kolon kanseri riskini azaltabilir

Omega 3’ün enflamasyonu azaltabileceği ve kanserle karşı koruyucu özellikleri olabileceğine dair hayvan deneyleri ve az sayıda insanlar üzerinde araştırmalar olduğunu belirten Dr. Sangmi Kim ve arkadaşları (National Institute of Environmental Health Sciences, Research Triangle Park, North Carolina), konuyu daha detaylı araştırmak için 1,503’ü beyaz (716 kolon kanserli, 787 sağlıklı kontrol grubu) ve 369'u Afrikalı Amerikalı (213 kolon kanseri, 156 sağlıklı kontrol grubu)ile omega 3 alımı ve kolon kanseri riski üzerine bir araştırma yaptı.
Beyaz deneklerde omega 3 kullanımının en yüksek olduğu çeyrekte yer alanların kolon kanseri riski, kullanımın en düşük olduğu çeyrekte yer alanların yarısı kadar bulundu.
Ayrıca, her ne kadar tek başına riski etkilemiyorsa da, omega 3’e kıyasla daha fazla omega 6 tüketenlerin kolon kanserine yakalanma riskinin daha yüksek olduğu görüldü.
REUTERS
(Kaynak: American Journal of Epidemiology, online April 14, 2010.)

25 Eylül 2009 Cuma

Sağlığı korumak, kaybedip bulmaya çalışmaktan daha kolaydır.

Hepimizin bildiği bir gerçek: "kaybetmeden kıymetini bil" klişesini çok duymuş ve kullanmışızdır. Ama uygulamaya gelince, sınıfta kaldığımız belli: ilaç tüketimi verileri bunu gösteriyor.
Klasik "sigara içme - beslenmene dikkat et - düzenli bir hayat sür - stresten kaçın" öğütleri doğru ve haklı.....ancak çeşitli nedenlerle, bazen de zorunluluklar yüzünden bunlar yapılmıyor.
Günümüzde, yaşam tarzındaki değişiklikler, çevre kirliliği ve sağlıksız tarım-hayvancılık uygulamaları dolayısıyla ihtiyacımız olan besin maddelerini de yeterli şekilde alamıyoruz: doğadan soframıza taze gelebilenler azaldı.... doğadan soframıza gelebilenlerin kompozisyonu da eskisi gibi değil.
Buna en güzel örnek omega 3:
Vücudumuzda yapılamayan ve dışarıdan alınması gereken bu besin unsuru, organ ve dokuları oluşturan hücrelerin temel yapı taşlarından biridir: büyüme ve gelişme, kalb - damar sağlığı, romatizma gibi iltihabi hastalıklardan korunmak, beyin ve sinir sistemi sağlığı, hatta kanserden korunmak açısından önem taşımaktadır.
Somon balığı, uskumru gibi yağlı ve soğuk deniz balıkları omega 3 bakımından zengindir; ancak ağır metal barındırmıyor olduklarından emin olmak ve haftada 3-4 öğün, kızartma yapmamak koşuluyla tüketmek gerek.
Yumurta, bazı süt ürünleri, et ve bazı yeşil sebzelerde de bulunur, ancak hayvanların doğal olarak beslenmek yerine, yem ve tahılla besleniyor olması omega 3 - omega 6 dengesini sağlığımızı olumsuz etkileyecek şekilde bozmaktadır.

Günümüz koşullarında neredeyse herşeyden omega 6 (ki fazlası vücutta iltihabi reaksiyonları körüklemekte ve depresyon, osteoporoz, trombotik inme, aritmi gibi durumlarla ilişkilidir) almakta olduğumuzdan, bu dengeyi olması gereken düzeye getirebilmek amacıyla omega 3 desteğine ihtiyaç duyulmaktadır.

Vücudumuzun sağlık ve onarım sürecinde hücrelerimizin yenilenmesi sırasında, omega 3 eksikliği nedeniyle omega 6'nın yer almasını "evimizin yıkılan duvarını el bombasıyla onarmaya çalışmak" benzetmesi, omega 3'ün önemini açıkça anlatmaktadır.

19 Haziran 2009 Cuma

Hangi omega?

Daha önce yağlı ve soğuk yerlerde yaşayan balıklar ile bunlardan elde edilen omega3'ün, bitkisel kaynaklı olanlara üstünlüğünü belirtmiştik.
Sorulan bir diğer soru da omega3-omega6 arasındaki fark ve hangisinin alınması gerektiği yönünde...onu da burada yanıtlıyoruz:
Omega3 ve 6 vücudun üretemediği, dolayısıyla dışarıdan alınması gereken uzun zincirli,çoklu doymamış yağ asitleridir. Omega 9 ise vücutta doymamış yağ asitlerinden yapılabilir.

Evrim sürecinde insanın gelişimi dengeli (1'e yakın) omega6/omega3 oranı üzerine kurulmuştur. Ancak uzun yıllardır bu denge omega3 aleyhine değişmiş bulunmaktadır-omega6 birçok bitkisel - hayvansal kaynaktan alınırken, omega3 alınabilecek kaynaklar sınırlıdır ve bunların tüketimi de günümüz 'batı' tarzı beslenme alışkanlıklarında çok düşüktür.

Bu beslenme şekli sonucunda omega6 /omega3 oranı ortalamada 15/1 - 16.7/1 gibi olmuş, 30/1 gibi oranlara kadar çıktığı belirlenmiştir.

Bu oranlar ne anlama geliyor derseniz, kısaca HASTALIK demektir:omega6'nın vücudumuzda yapımında rol aldığı maddeler (prostaglandin), romatizma gibi iltihabi (enflamasyon) hastalıklarda da etkendir.
Omega3 ise biliyorsunuz hücre duvarının temel yapı taşı...hücrelerin ve dokuların onarımı, yenilenmesi ve sağlıklı fonksiyonu için elzem.

Meselâ, bu oranın yüksek olduğu hallere kıyasla 4/1 olması durumunda kalb-damar hastalıklarından ölüm oranları %70 düşmüş, kolorektal kanserli hastalarda oran 2.5/1 olduğunda rektal hücre gelişimi azalmış; 5/1 olduğunda astımı olan hastaların, oranın 10/1 olduğu durumdan daha iyi oldukları gözlemlenmiş.

Katıldığım bir toplantıda zayıflama konusunda uzman hekimler de, kendilerine başvuran kişilerde bu oran 4-5/1 civarına gelmeden istenen başarıya ulaşma ve ulaşılan kiloyu korumanın zorluğundan bahsetmişlerdi.

Yani, omega6/omega3 oranı ne kadar düşürülürse, kalb-damar hastalıkları, romatizma gibi birçok kronik hastalığa yakalanma riski de o ölçüde azaltılabilmektedir. Bunun yolu da omega3 takviyesinden geçmektedir.