Omega 3 fertiliteyi arttırır mı?
İnfertilite (dölleme veya döllenme gücünün olmaması) çok çeşitli nedenlere bağlı olabilir: fizyolojik, biyolojik ya da psikolojik etmenler rol oynuyor olabilir.
Tüplerin veya sperm kanallarının tıkalı olması gibi fiziksel nedenler üzerine omega 3lerin etkisi yoktur.
Ancak omega 3 hücrenin fonksiyonlarını yerine getirmesinde önemli bir yapı taşı olduğundan doğal ovülasyon, sperm kalitesi gibi bakımlardan destekleyicidir. Ayrıca kadınların gebe kalma ihtimalinin en yüksek olduğu dönemi uzattığı da düşünülmektedir.
Kanın akışkanlığını olumlu yönde etkiliyor olması da önemli bir yarardır: bebek doğana kadar yatağı olan rahime yeterli kan akışı sağlanır.
Gebe kaldıktan sonra düşüğü ve bazı doğum anomalilerini önlemek hususunda etkileri üzerine de yayınlar vardır.
Anne karnındaki gelişim sürecinde göz ve sinir sistemi gelişimine yüksek etkileri bilinmekte olup gebeliğin 3. trimesterinde vücut, alınan DHA'nın çoğunu bebeğin beyin gelişimi için transfer eder.
Burada en önemli husus kullanılacak omega 3 preparatında balığın karaciğerinin kullanılmamış olması, preparata 'antioksidan' olarak A ve E vitaminlerinin eklenmemiş olmasına dikkat etmektir.
omega 3 yağ asidi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
omega 3 yağ asidi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Aralık 2010 Cuma
5 Kasım 2010 Cuma
Diş eti iltihaplarında (Periodontit) omega 3
Amerika’da, 1999 – 2004 arasında Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırması’na (NHANES) katılan ve diş kontrolleri yapılan 9,182 yetişkinin omega 3 (DHA, EPA ve LNA) tüketimleri incelenmiştir.
Periodontit, diş etinin dişten ayrılmasına, bakteri kümelenmesine dolayısıyla kemik ve diş kaybına yol açan iltihabi bir hastalıktır.
Yapılan bu çalışmada DHA ve EPA’nın periodontit görülme oranını düşürdüğü belirtilmektedir: araştırmaya katılanlarda periodontit prevalansı %8.2 olup, yüksek miktarda DHA alanlarda periodontit prevalansı %20 azalırken, EPA’da bu oran biraz daha düşük olmuş, LNA’nın ise belirgin bir etkisi olmamıştır.
NUTRITION HORIZON
n-3 Fatty Acids and Periodontitis in US Adults
Periodontit, diş etinin dişten ayrılmasına, bakteri kümelenmesine dolayısıyla kemik ve diş kaybına yol açan iltihabi bir hastalıktır.
Yapılan bu çalışmada DHA ve EPA’nın periodontit görülme oranını düşürdüğü belirtilmektedir: araştırmaya katılanlarda periodontit prevalansı %8.2 olup, yüksek miktarda DHA alanlarda periodontit prevalansı %20 azalırken, EPA’da bu oran biraz daha düşük olmuş, LNA’nın ise belirgin bir etkisi olmamıştır.
NUTRITION HORIZON
n-3 Fatty Acids and Periodontitis in US Adults
Etiketler:
DHA,
diş,
EPA,
iltihap,
omega 3,
omega 3 yağ asidi,
periodontit
18 Ağustos 2010 Çarşamba
Omega 3’ün işlevleri cinsiyete bağlı olabilir mi?
Omega 3 konusunda yapılan araştırmalar giderek artmakta ve detaylandırılmakta...
Çok yeni bir çalışmanın sonuçları, platelet agregasyonu (trombositlerin birbirine yapışıp kümeleşmesi)üzerine omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA’nın, kadın ve erkeklerde cinsiyete spesifik bir etkiye sahip olabileceklerini ileri sürmektedir.
Avustralya, Newcastle Üniversitesinde yapılan bu çalışmaya göre, cinsiyet hormonlarının etkisi dolayısıyla, platelet agregasyonunun önlenmesinde erkekler EPA’dan, kadınlarsa DHA’dan daha fazla yararlanıyor olabilir.
İlaç olmamakla beraber, anti-platelet etkileri dolayısıyla omega 3’lerin destek olarak kullanımları giderek artmaktadır.
Nutrition, Metabolism and Cardiovascular Diseases
Çok yeni bir çalışmanın sonuçları, platelet agregasyonu (trombositlerin birbirine yapışıp kümeleşmesi)üzerine omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA’nın, kadın ve erkeklerde cinsiyete spesifik bir etkiye sahip olabileceklerini ileri sürmektedir.
Avustralya, Newcastle Üniversitesinde yapılan bu çalışmaya göre, cinsiyet hormonlarının etkisi dolayısıyla, platelet agregasyonunun önlenmesinde erkekler EPA’dan, kadınlarsa DHA’dan daha fazla yararlanıyor olabilir.
İlaç olmamakla beraber, anti-platelet etkileri dolayısıyla omega 3’lerin destek olarak kullanımları giderek artmaktadır.
Nutrition, Metabolism and Cardiovascular Diseases
Etiketler:
antiplatelet,
antitrombotik,
DHA,
EPA,
kalb - damar sağlığı,
omega 3,
omega 3 yağ asidi
12 Ağustos 2010 Perşembe
Omega 3 yaşa bağlı işitme kaybını önleyebilir mi?
Tıp dilinde presbiyakuzi olarak adlandırılan ve yaşa bağlı olarak ortaya çıkan işitme fonksiyon değişikliği üzerine omega 3'ün etkisi Avustralya’da Sydney Üniversitesi, Wollongong Üniversitesi ve Macquarie Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından incelenmiş ve 2956 katılımcıdan elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.
Mayıs 2010’da yayına kabul edilen bu klinik araştırmanın sonucuna göre, omega 3 alımı azaldığında işitme kaybının daha yüksek olduğu yönünde bir bağlantı görülmüştür.
Bu noktadan hareket eden araştırmacılar, omega 3 alımının, diğer olumlu etkilerinin yanısıra, yaşa bağlı işitme kaybını da engelleyebileceği, en azından erteleyeceği sonucuna varmışlardır.
Am J Clin Nutr (June 9, 2010)
Mayıs 2010’da yayına kabul edilen bu klinik araştırmanın sonucuna göre, omega 3 alımı azaldığında işitme kaybının daha yüksek olduğu yönünde bir bağlantı görülmüştür.
Bu noktadan hareket eden araştırmacılar, omega 3 alımının, diğer olumlu etkilerinin yanısıra, yaşa bağlı işitme kaybını da engelleyebileceği, en azından erteleyeceği sonucuna varmışlardır.
Am J Clin Nutr (June 9, 2010)
Etiketler:
anti aging,
araştırma,
işitme,
işitme kaybı,
omega 3,
omega 3 yağ asidi,
presbiyakuzi,
presbycusis,
yaşlanma
26 Nisan 2010 Pazartesi
Omega 3 kolon kanseri riskini azaltabilir
Omega 3’ün enflamasyonu azaltabileceği ve kanserle karşı koruyucu özellikleri olabileceğine dair hayvan deneyleri ve az sayıda insanlar üzerinde araştırmalar olduğunu belirten Dr. Sangmi Kim ve arkadaşları (National Institute of Environmental Health Sciences, Research Triangle Park, North Carolina), konuyu daha detaylı araştırmak için 1,503’ü beyaz (716 kolon kanserli, 787 sağlıklı kontrol grubu) ve 369'u Afrikalı Amerikalı (213 kolon kanseri, 156 sağlıklı kontrol grubu)ile omega 3 alımı ve kolon kanseri riski üzerine bir araştırma yaptı.
Beyaz deneklerde omega 3 kullanımının en yüksek olduğu çeyrekte yer alanların kolon kanseri riski, kullanımın en düşük olduğu çeyrekte yer alanların yarısı kadar bulundu.
Ayrıca, her ne kadar tek başına riski etkilemiyorsa da, omega 3’e kıyasla daha fazla omega 6 tüketenlerin kolon kanserine yakalanma riskinin daha yüksek olduğu görüldü.
REUTERS
(Kaynak: American Journal of Epidemiology, online April 14, 2010.)
Beyaz deneklerde omega 3 kullanımının en yüksek olduğu çeyrekte yer alanların kolon kanseri riski, kullanımın en düşük olduğu çeyrekte yer alanların yarısı kadar bulundu.
Ayrıca, her ne kadar tek başına riski etkilemiyorsa da, omega 3’e kıyasla daha fazla omega 6 tüketenlerin kolon kanserine yakalanma riskinin daha yüksek olduğu görüldü.
REUTERS
(Kaynak: American Journal of Epidemiology, online April 14, 2010.)
Etiketler:
enflamasyon,
Epidemiyoloji,
kolon kanseri,
omega 3,
omega 3 yağ asidi,
omega 6,
Reuters
19 Nisan 2010 Pazartesi
Omega 3 yağ asitleri klopidogrel direncini düşürür mü?
Klopidogrel (clopidogrel) trombositlerin birleşerek pıhtı oluşturmalarını engelleyen (antiplatelet) ilaçlardandır. Bazı hastaların klopidogrele direnci olduğundan, bu hastalar özellikle anjiyoplasti (CPI) sonrasında kullanımına ihtiyaç duyulduğunda bu tedaviden yarar sağlayamazlar.
Omega 3'ün antiplatelet ve antitrombotik etkileri iyi bilinmektedir; güvenirlikleri de yüksek olduğundan iki antiplatelet etkiyi birlikte değerlendirerek sonuçların araştırılması fikri doğmuştur.
Medscape (re:HeartWire) 'de yayınlanan bu çalışmanın sonuçları, omega 3'ün klopidogrel ile alınacak sonuçları iyileştireceği beklentisini desteklediğinden, araştırmacı Dr. Grzegorz Gajos ve arkadaşları: "şimdi omega 3'ün klopidogrel direncini ortadan kaldırıp, klinik sonuçları iyileştirdiğine dair uzun dönemli çalışmalara ihtiyaç vardır" demişlerdir.
Omega 3'ün antiplatelet ve antitrombotik etkileri iyi bilinmektedir; güvenirlikleri de yüksek olduğundan iki antiplatelet etkiyi birlikte değerlendirerek sonuçların araştırılması fikri doğmuştur.
Medscape (re:HeartWire) 'de yayınlanan bu çalışmanın sonuçları, omega 3'ün klopidogrel ile alınacak sonuçları iyileştireceği beklentisini desteklediğinden, araştırmacı Dr. Grzegorz Gajos ve arkadaşları: "şimdi omega 3'ün klopidogrel direncini ortadan kaldırıp, klinik sonuçları iyileştirdiğine dair uzun dönemli çalışmalara ihtiyaç vardır" demişlerdir.
Etiketler:
anjiyoplasti,
antiplatelet,
antitrombotik,
clopidogrel,
klopidogrel,
omega 3,
omega 3 yağ asidi
15 Ekim 2009 Perşembe
Vectomega çevre kirliliğinin zararlı etkilerinden korunmak için kullanılır mı?
Çevre kirliliği, özellikle de partiküler maddelerin sağlığımız üzerinde birçok olumsuz etkisi vardır.
Partiküler maddelerin (PM; havada veya sularda asılı duran katı veya sıvı parçacıklar olup, tanımlamak için genellikle yanlarına çapları da yazılır: örneğin PM 2.5: çapı 2.5 mikrometre olan partikül demektir) tetiklediği sağlık sorunlarının başında enflamasyon (iltihap;yangı) ve oksidatif stresin (savunma sistemimizin, antioksidan etkiyle vücudumuzdaki zararlı oksijen radikallerini uzaklaştıramaması halinde ortaya çıkan durum) geldiğine inanılmaktadır.
Omega 3 alımının artırılmasının antienflamatuar etkileri bilindiğinden, PM’lere maruz kalmayla bağlantılı kardiyak değişimlere karşı koruyabileceği konusu araştırılmış.
Çıkan sonuçlar, çevre kirliliğinin tetiklediği oksidatif strese bağlı olumsuz etkilerin omega 3 desteği ile düzeltilebildiğini göstermiştir.
Environmental Health Perspectives, Sept. 2009
Partiküler maddelerin (PM; havada veya sularda asılı duran katı veya sıvı parçacıklar olup, tanımlamak için genellikle yanlarına çapları da yazılır: örneğin PM 2.5: çapı 2.5 mikrometre olan partikül demektir) tetiklediği sağlık sorunlarının başında enflamasyon (iltihap;yangı) ve oksidatif stresin (savunma sistemimizin, antioksidan etkiyle vücudumuzdaki zararlı oksijen radikallerini uzaklaştıramaması halinde ortaya çıkan durum) geldiğine inanılmaktadır.
Omega 3 alımının artırılmasının antienflamatuar etkileri bilindiğinden, PM’lere maruz kalmayla bağlantılı kardiyak değişimlere karşı koruyabileceği konusu araştırılmış.
Çıkan sonuçlar, çevre kirliliğinin tetiklediği oksidatif strese bağlı olumsuz etkilerin omega 3 desteği ile düzeltilebildiğini göstermiştir.
Environmental Health Perspectives, Sept. 2009
14 Ekim 2009 Çarşamba
Omega 3 meme sağlığı açısından da önemli
Amerikan Klinik Beslenme Dergisinde (Am J Clin Nutr) geçen hafta -5 Ekim 2009-yayınlanan bir araştırma sonucuna göre omega 3 yağ asitleri selim fibrokistik meme değişiklikleri ve meme kanserine dönüşecek şekilde gelişmelerine karşı koruyucu etkiye sahiptir.
Araştırmaya farklı hastalık (proliferatif ya da olmayan fibrokistik olgular ve meme kanseri ) gruplarından toplam 581 ve kontrol grubunda da 1,030 kadın alınmıştır.
Hücre EPA düzeyi en yüksek olanlarda fibrokistik meme hastalıkları gelişme riski %67, meme kanseri gelişme riski %49 daha düşük bulunmuştur.
Am J Clin Nutr, 2009; 89
Araştırmaya farklı hastalık (proliferatif ya da olmayan fibrokistik olgular ve meme kanseri ) gruplarından toplam 581 ve kontrol grubunda da 1,030 kadın alınmıştır.
Hücre EPA düzeyi en yüksek olanlarda fibrokistik meme hastalıkları gelişme riski %67, meme kanseri gelişme riski %49 daha düşük bulunmuştur.
Am J Clin Nutr, 2009; 89
Etiketler:
EPA,
fibrokistik,
kanser,
meme hastalıkları,
omega 3 yağ asidi,
Vectomega
9 Temmuz 2009 Perşembe
Psikiyatrik rahatsızlıklarda omega 3'ün etkisi
Fiziksel sağlık için omega 3 yağ asitlerinin önemi artık iyi bilinmekte olup, ruh sağlığı üzerine de olumlu etkileri konusunda bulgular artmaktadır.
İki ana omega 3 yağ asidi, EPA (eicosapentaenoic asit) ve DHA’nın (docosahexaenoic asit) merkezi sinir sisteminde önemli biyolojik fonksiyonları vardır.
DHA nöronal membranların önemli bir yapısal bileşenidir ve miktarındaki değişiklik, bu hücre ve reseptörlerde aktif işlevsel değişikliklere neden olur.
EPA’nın da nöron faaliyetleri etkileyen önemli fizyolojik fonksiyonları vardır.
Epidemiyolojik çalışmalar düşük omega 3 alımı ve depresyon arasında bir ilişki gösterirken, biyokimyasal çalışmalar hem depresyon hem de şizofreni hastalarının kırmızı kan hücre membranlarında omega 3 yağ asidi seviyelerinin düşük olduğunu göstermiştir.
Yapılan klinik çalışmalar, hem şizofreni hem de depresyon tedavisinde, birincil olarak kullanılmakta olan ilaç tedavisine omega 3 desteği eklenmesinin olumlu etkileri olduğunu göstermiştir.Bu hastalıklar koroner kalb hastalığı, şeker hastalığı (diabetes mellitus) riskinde artışla da ilintili olduğundan, omega 3 hastaların fiziksel durumu üzerine de olumlu etki yapacaktır.
İki ana omega 3 yağ asidi, EPA (eicosapentaenoic asit) ve DHA’nın (docosahexaenoic asit) merkezi sinir sisteminde önemli biyolojik fonksiyonları vardır.
DHA nöronal membranların önemli bir yapısal bileşenidir ve miktarındaki değişiklik, bu hücre ve reseptörlerde aktif işlevsel değişikliklere neden olur.
EPA’nın da nöron faaliyetleri etkileyen önemli fizyolojik fonksiyonları vardır.
Epidemiyolojik çalışmalar düşük omega 3 alımı ve depresyon arasında bir ilişki gösterirken, biyokimyasal çalışmalar hem depresyon hem de şizofreni hastalarının kırmızı kan hücre membranlarında omega 3 yağ asidi seviyelerinin düşük olduğunu göstermiştir.
Yapılan klinik çalışmalar, hem şizofreni hem de depresyon tedavisinde, birincil olarak kullanılmakta olan ilaç tedavisine omega 3 desteği eklenmesinin olumlu etkileri olduğunu göstermiştir.Bu hastalıklar koroner kalb hastalığı, şeker hastalığı (diabetes mellitus) riskinde artışla da ilintili olduğundan, omega 3 hastaların fiziksel durumu üzerine de olumlu etki yapacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
