5 Kasım 2010 Cuma
Diş eti iltihaplarında (Periodontit) omega 3
Periodontit, diş etinin dişten ayrılmasına, bakteri kümelenmesine dolayısıyla kemik ve diş kaybına yol açan iltihabi bir hastalıktır.
Yapılan bu çalışmada DHA ve EPA’nın periodontit görülme oranını düşürdüğü belirtilmektedir: araştırmaya katılanlarda periodontit prevalansı %8.2 olup, yüksek miktarda DHA alanlarda periodontit prevalansı %20 azalırken, EPA’da bu oran biraz daha düşük olmuş, LNA’nın ise belirgin bir etkisi olmamıştır.
NUTRITION HORIZON
n-3 Fatty Acids and Periodontitis in US Adults
18 Ağustos 2010 Çarşamba
Omega 3’ün işlevleri cinsiyete bağlı olabilir mi?
Çok yeni bir çalışmanın sonuçları, platelet agregasyonu (trombositlerin birbirine yapışıp kümeleşmesi)üzerine omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA’nın, kadın ve erkeklerde cinsiyete spesifik bir etkiye sahip olabileceklerini ileri sürmektedir.
Avustralya, Newcastle Üniversitesinde yapılan bu çalışmaya göre, cinsiyet hormonlarının etkisi dolayısıyla, platelet agregasyonunun önlenmesinde erkekler EPA’dan, kadınlarsa DHA’dan daha fazla yararlanıyor olabilir.
İlaç olmamakla beraber, anti-platelet etkileri dolayısıyla omega 3’lerin destek olarak kullanımları giderek artmaktadır.
Nutrition, Metabolism and Cardiovascular Diseases
30 Ekim 2009 Cuma
Omega 3lerin emilimleri arasında ne fark vardır? Omega 3 miktarı yüksek olanlar daha mı çok emilir?
Fosfolipidler hücrelerin doğal yapısında mevcuttur. Triaçilgliserol (TAG) ise trigliserid demektir (gliserole bağlı biri doymuş, biri doymamış, üçüncüsü ise doymuş ya da doymamış olabilen üç yağ asidi bağlanan bir yapıdır). Aralarındaki en temel fark önce emilimlerinden, sonra da dokulara omega 3 taşıma kapasitelerinden gelir: en düşük omega 3 taşıma kapasitesi triaçilgliserol yapıda olan preparatlarda, en yüksek omega 3 taşıma kapasitesi de fosfolipid yapıdadır (Vectomega).Yukarıdaki şekille (büyütmek için üzerine tıklayınız) açıklarsak, standart ürünler daha bağırsaktan emilirken %90 kayba uğruyor, hücre içine de emilebilen 10 birimin ancak %8'i geçebiliyor.
Yani 1000 mg (1 gram) standart bir ürün içildiğinde, bunun hücre içine ulaşabilen miktarı 8 mg civarındadır.
Bu da göstermektedir ki, ürünün içerdiği miktardan önce, içerdiği omega 3'ün yapısı ve vücutta emilip dokulara yüksek miktarda ulaşması önemlidir.
Vectomega, standard balık yağı preparatlarından 50 kata varan daha yüksek emilime sahiptir.
14 Ekim 2009 Çarşamba
Omega 3 meme sağlığı açısından da önemli
Araştırmaya farklı hastalık (proliferatif ya da olmayan fibrokistik olgular ve meme kanseri ) gruplarından toplam 581 ve kontrol grubunda da 1,030 kadın alınmıştır.
Hücre EPA düzeyi en yüksek olanlarda fibrokistik meme hastalıkları gelişme riski %67, meme kanseri gelişme riski %49 daha düşük bulunmuştur.
Am J Clin Nutr, 2009; 89
13 Ekim 2009 Salı
Hiç "mood"umda değilim...!
Bipolar bozuklukta omega 3 destek tedavisinin sonuçları Stoll ve ark. tarafından yayınlandıktan sonra, bu konuda birçok araştırma yapılmıştır.
Massachusetts Hastanesinden Dr.Marlene Freeman,bu alanda araştırmaların devam etmesinin gerektiğini ve incelediği iki meta-analizin, plasebo kontrollü çalışmalarda omega 3'ün istatistik olarak anlamlı bir etkinliği olduğunun gösterdiğini belirtmektedir.
Kadınlardaki, özellikle de gebelik öncesi ile süresince ve doğum sonrası dönemdekilerde duygudurum bozukluğu ile ilgilenmekte olan Dr.Marlene Freeman, klinik olarak kanıta dayalı bu gibi destek tedavilerin, anne ve bebeğin güvenliği açısından önemli olduğunun altını çiziyor.
PSYCHIATRY WEEKLY
25 Eylül 2009 Cuma
Omega 3 yaşa bağlı körlükten koruyor mu?
Retinopati, gözün ışığa duyarlı bölümü olup, göz sinirlerinin "görüntü"yü aldıkları bölümdür: prematüre retinopatisi (erken doğan bebeklerde ortaya çıkabilen ve körlüğe kadar gidebilen), diyabetik retinopati (şeker hastalığına bağlı olarak kan damarlarının şişmesi ve sıvı sızdırması ya da damarların retina yüzeyine doğru anormal büyümesi) ve yaşa bağlı görme noktasında bozulma (maküla dejenerasyonu) gibi üç tipinde omega 3'ün yararlı olabileceği görülmüştür.
Bugün yaşa bağlı maküla dejenerasyonu, Amerika'da ilerleyen yaşlardaki görme kayıplarının ana nedenidir.
Araştırmacılar "eğer insanlarda yapılacak klinik çalışmalar da bizim bulgularımızı desteklerse, milyonlarca insan bu maliyeti uygun yöntemden yararlanabilir" demekteler.
Omega 3 yağ asitleri, kan damarlarının aşırı şekilde büyümesini - ki bu retinopatilerin temel nedenidir - önleyen "biyolojik mediatör"ler (biyolojik cevapların ortaya çıkmasını sağlayan ve vücudun ürettiği kimyasal maddeler - Bkz. aşağıdaki linkler) içermektedir.
Tam tersine, omega 6'nın fazla olmasının retinada anormal damar büyümesini körüklediği ve diyette omega3'ü artırıp, 6'yı azaltmanın durumu düzelttiği görülmüştür.
Retina vücutta omega 3 konsantrasyonunun en yüksek olduğu dokulardan biridir ve bu çalışmada, alınan omega 3 miktarında %2lik bir artışın bile retinopatinin şiddetini %40 - 50 oranlarına kadar düşürebildiği gözlenmiştir.
Aşağıdaki linklerde çalışmayla ilgili detaylar İNGİLİZCE olarak yer almaktadır:
Yaşa bağlı körlükten korunmak
American Journal of PATHOLGY
Sağlığı korumak, kaybedip bulmaya çalışmaktan daha kolaydır.
Klasik "sigara içme - beslenmene dikkat et - düzenli bir hayat sür - stresten kaçın" öğütleri doğru ve haklı.....ancak çeşitli nedenlerle, bazen de zorunluluklar yüzünden bunlar yapılmıyor.
Günümüzde, yaşam tarzındaki değişiklikler, çevre kirliliği ve sağlıksız tarım-hayvancılık uygulamaları dolayısıyla ihtiyacımız olan besin maddelerini de yeterli şekilde alamıyoruz: doğadan soframıza taze gelebilenler azaldı.... doğadan soframıza gelebilenlerin kompozisyonu da eskisi gibi değil.
Buna en güzel örnek omega 3:
Vücudumuzda yapılamayan ve dışarıdan alınması gereken bu besin unsuru, organ ve dokuları oluşturan hücrelerin temel yapı taşlarından biridir: büyüme ve gelişme, kalb - damar sağlığı, romatizma gibi iltihabi hastalıklardan korunmak, beyin ve sinir sistemi sağlığı, hatta kanserden korunmak açısından önem taşımaktadır.
Somon balığı, uskumru gibi yağlı ve soğuk deniz balıkları omega 3 bakımından zengindir; ancak ağır metal barındırmıyor olduklarından emin olmak ve haftada 3-4 öğün, kızartma yapmamak koşuluyla tüketmek gerek.
Yumurta, bazı süt ürünleri, et ve bazı yeşil sebzelerde de bulunur, ancak hayvanların doğal olarak beslenmek yerine, yem ve tahılla besleniyor olması omega 3 - omega 6 dengesini sağlığımızı olumsuz etkileyecek şekilde bozmaktadır.
Günümüz koşullarında neredeyse herşeyden omega 6 (ki fazlası vücutta iltihabi reaksiyonları körüklemekte ve depresyon, osteoporoz, trombotik inme, aritmi gibi durumlarla ilişkilidir) almakta olduğumuzdan, bu dengeyi olması gereken düzeye getirebilmek amacıyla omega 3 desteğine ihtiyaç duyulmaktadır.
Vücudumuzun sağlık ve onarım sürecinde hücrelerimizin yenilenmesi sırasında, omega 3 eksikliği nedeniyle omega 6'nın yer almasını "evimizin yıkılan duvarını el bombasıyla onarmaya çalışmak" benzetmesi, omega 3'ün önemini açıkça anlatmaktadır.
14 Eylül 2009 Pazartesi
22 Temmuz 2009 Çarşamba
Gebelikte omega 3 kullanmanın yararı nedir?
Omega 3 dengeli bir gebelik beslenme planında “olmazsa olmaz” unsurlardan biridir: bu bebeğin özellikle zihinsel ve fiziksel gelişimi için önemliyken, annenin preeklampsi ve doğum sonrası (postpartum) depresyon riskini azalttığı belirtilmektedir.
Bebeğin anne karnında gelişim sürecinde özellikle beyin, retina (gözün ağ tabakası) ve sinir sisteminin gelişiminde omega 3ün rolü büyüktür. Fetus bu ihtiyacını her durumda karşılamaya yöneleceğinden, eğer diyetle yeterli omega 3 alınmıyorsa, annenin vücudundan tüketmeye başlayacaktır. Araştırmacılar omega 3 depolarının ağırlıklı olarak beyinde olduğuna ve böyle bir durumda annenin beyin hücrelerinde %3’e varan bir kayıp olabileceğine inanıyorlar.
Hamile sağlığı açısından, omega 3
Ø Preeklampsi (proteinüri, ödemler ve hipertansiyon belirtileriyle karakterize gebelik toksemisi durumu ) oluşması riskini azaltır.
Ø Doğum sonrası (postpartum) depresyon riskini azaltır.
Ø Erken (preterm) doğum olasılığını minimize eder.
Vectomega fosfolipid yapısıyla ve üretim teknolojisi dolayısıyla saflığı, ayrıca A vitamini içermemesi gibi özellikleriyle, gebelik döneminde omega 3 gereksinimini karşılamaya çok uygun bir besin desteğidir.
J. of Perinatal Medicine
13 Temmuz 2009 Pazartesi
Vectomega'nın hafıza üzerine etkisi var mı?
Beynimizin ~%78'ini teşkil eden suyun ardından en önemli ikinci bileşeni ~%12 ile lipidler (fosfatidiletanolamin,fosfatidilserin,fosfatidilinositol,sfingomiyelin) oluşturmaktadır.
Sinir hücrelerinin (nöron) dışını kaplayan myelin kılıfın ise %70-80 kadarı lipid yapıdadır.
Omega 3 tüm hücrelerin temel yapı taşı olduğundan, fosfolipid yapıdaki TEK omega 3 preparatı olan Vectomega'nın sinir sistemi üzerindeki olumlu etkileri, bu yapı benzerliği dolayısıyla yüksek emilim ve yararlanımdan kaynaklanmaktadır.
Hafızayla ilgili olarak, Boston Tufts Üniversitesinde yapılan bir araştırma, kandaki Omega 3 (DHA komponenti) düzeyindeki artışların demans ve Alzheimer hastalığı riskini belirgin ölçüde düşürebileceğine dair giderek artan bulgulara bir yenisini ekledi.
'Archives of Neurology' adlı dergide yayınlanan bu çalışmanın hemen 1 ay öncesinde, Karolinska Üniversite Hastanesi-İsveç’ten bilim adamları aynı dergide omega 3’ün hafif Alzheimer olgularında zihinsel gerilemeyi yavaşlatabilir olmasına karşın, ilerlemiş durumlarda etkisinin görülmediğini belirtmişlerdir .
Bu sonuçlar,çalışmaya katılanların yaklaşık 9 yıl izlenmesi ve diğer risk faktörleri elimine edildikten sonraki bulgalara dayalıdır.
Omega 3 and Dementia prevention
Alzheimer üzerine omega 3'ün etkinliği konusunda farklı araştırmalarda farklı sonuçlar elde edilmektedir ve bu alanda daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç vardır.
Yine başka bir araştırmanın sonucuna göre, altı ay boyunca omega 3 desteği kullanılmasının insanlarda yaşa bağlı unutkanlık ve öğrenme yetisi kaybı üzerinde faydalı etkisi vardır: sağlıklı 485 kişi üzerinde, balık yağında bulunan DHA'nın etkisi incelenmiş, bellek ve genel beyin fonksiyonlarında önemli ölçüde artış bulunmuştur.
9 Temmuz 2009 Perşembe
Psikiyatrik rahatsızlıklarda omega 3'ün etkisi
İki ana omega 3 yağ asidi, EPA (eicosapentaenoic asit) ve DHA’nın (docosahexaenoic asit) merkezi sinir sisteminde önemli biyolojik fonksiyonları vardır.
DHA nöronal membranların önemli bir yapısal bileşenidir ve miktarındaki değişiklik, bu hücre ve reseptörlerde aktif işlevsel değişikliklere neden olur.
EPA’nın da nöron faaliyetleri etkileyen önemli fizyolojik fonksiyonları vardır.
Epidemiyolojik çalışmalar düşük omega 3 alımı ve depresyon arasında bir ilişki gösterirken, biyokimyasal çalışmalar hem depresyon hem de şizofreni hastalarının kırmızı kan hücre membranlarında omega 3 yağ asidi seviyelerinin düşük olduğunu göstermiştir.
Yapılan klinik çalışmalar, hem şizofreni hem de depresyon tedavisinde, birincil olarak kullanılmakta olan ilaç tedavisine omega 3 desteği eklenmesinin olumlu etkileri olduğunu göstermiştir.Bu hastalıklar koroner kalb hastalığı, şeker hastalığı (diabetes mellitus) riskinde artışla da ilintili olduğundan, omega 3 hastaların fiziksel durumu üzerine de olumlu etki yapacaktır.
19 Haziran 2009 Cuma
Hangi omega?
Sorulan bir diğer soru da omega3-omega6 arasındaki fark ve hangisinin alınması gerektiği yönünde...onu da burada yanıtlıyoruz:
Omega3 ve 6 vücudun üretemediği, dolayısıyla dışarıdan alınması gereken uzun zincirli,çoklu doymamış yağ asitleridir. Omega 9 ise vücutta doymamış yağ asitlerinden yapılabilir.
Evrim sürecinde insanın gelişimi dengeli (1'e yakın) omega6/omega3 oranı üzerine kurulmuştur. Ancak uzun yıllardır bu denge omega3 aleyhine değişmiş bulunmaktadır-omega6 birçok bitkisel - hayvansal kaynaktan alınırken, omega3 alınabilecek kaynaklar sınırlıdır ve bunların tüketimi de günümüz 'batı' tarzı beslenme alışkanlıklarında çok düşüktür.
Bu beslenme şekli sonucunda omega6 /omega3 oranı ortalamada 15/1 - 16.7/1 gibi olmuş, 30/1 gibi oranlara kadar çıktığı belirlenmiştir.
Bu oranlar ne anlama geliyor derseniz, kısaca HASTALIK demektir:omega6'nın vücudumuzda yapımında rol aldığı maddeler (prostaglandin), romatizma gibi iltihabi (enflamasyon) hastalıklarda da etkendir.
Omega3 ise biliyorsunuz hücre duvarının temel yapı taşı...hücrelerin ve dokuların onarımı, yenilenmesi ve sağlıklı fonksiyonu için elzem.
Meselâ, bu oranın yüksek olduğu hallere kıyasla 4/1 olması durumunda kalb-damar hastalıklarından ölüm oranları %70 düşmüş, kolorektal kanserli hastalarda oran 2.5/1 olduğunda rektal hücre gelişimi azalmış; 5/1 olduğunda astımı olan hastaların, oranın 10/1 olduğu durumdan daha iyi oldukları gözlemlenmiş.
Katıldığım bir toplantıda zayıflama konusunda uzman hekimler de, kendilerine başvuran kişilerde bu oran 4-5/1 civarına gelmeden istenen başarıya ulaşma ve ulaşılan kiloyu korumanın zorluğundan bahsetmişlerdi.
Yani, omega6/omega3 oranı ne kadar düşürülürse, kalb-damar hastalıkları, romatizma gibi birçok kronik hastalığa yakalanma riski de o ölçüde azaltılabilmektedir. Bunun yolu da omega3 takviyesinden geçmektedir.
18 Haziran 2009 Perşembe
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda Vectomega
Fransa ve Almanya'da hiperaktif çocuklarda Vectomega'nın etkisi üzerine çok merkezli bir çalışma başlatılması için hazırlıklar yapılmakta.
Bio-Medicine
10 Haziran 2009 Çarşamba
Sık sorulan bir konu :Fosfolipidler ve Vectomega
Fosfolipidler tüm biyolojik zarların (membran) yapısında önemli yer tutan bir lipid grubudur (Dört bileşenden oluşurlar; bir veya iki yağ asit grubu, negatif yüklü bir fosfat grubu, bir alkol grubu ve de bunları birbirine baglayan bir omurga. Gliserol omurgalı fosfolipitlere gliserofosfolipit veya fosfogliserit denir. Sfingozin omurgalı tek bir fosfolipit vardır: sfingomiyelin. Hücre zarlarının ana bileşenleri fosfolipitler, kolesterol ve glikolipitlerdir). Hücre zarının seçici geçirgen olmasının sebebidir.Beyin ve sinir hücrelerinde de hayati rol oynarlar.
Günlük metabolizmamız çerçevesinde fosfolipidlerin yaklaşık %10’u yenilenir. Bu yenilenme sürecinde Vectomega önemli bir destek sağlayacak özelliklere sahiptir.
Şimdi bu fosfolipidlere, Vectomega’daki miktarı (%) ve işlevleri / etkileri açısından bir göz atacak olursak:
Fosfatidilkolin veya Marin lesitin (PC): Vectomega’daki miktarı % 68 - Büyüme ve hücresel farklılaşma[1] veya yenilenmesinde rol oynar. DHA’nın kalp kasına girmesine yardımcı olur. Mitokondrileri[2] oksidatif hasardan koruyarak işitsel ve optik yaşlanmayı azaltır. Karaciğerin yağlanmasını azaltır.
Fosfatidiletanolamin (PE) : Vectomega’daki miktarı % 11 - Fosfatidilkolin ile birlikte sinir hücrelerinin (myelin) koruyucu kılıfının yapımı ile beyin ve omurilik yapısında yer alan, sinirsel iletide önemli rolü olan hücrelerin (Astrocyte) gelişmesine yardımcı olur.
Fosfatidilserin (PS) : Vectomega’daki miktarı % 9 - Tüm membranlarda en yaygın bulunan fosfolipid olup, beynin özellikle hipokampus bölgesini iskemik[3] ataklardan veya Alzheimer hastalığından korur.
Fosfatidilinositol (PI) : Vectomega’daki miktarı % 5 - Hücresel kalsiyumun düzenlenmesinde rol oynar. Saplantılı – zorlanımlı bozukluk (Obsesif ve kompusif bozukluk), panik ataklar, depresyon, manik depresyon ve Alzheimer hastalığında etkisi olduğu gösterilmiştir.
Sfingomiyelin (SPH) : Vectomega’daki miktarı % 5 - En çok sinir hücrelerinin (myelin) koruyucu kılıfında bulunur. Hücrelerin programlanmış ölüm süreci üzerine etkisi (pro-apoptotik etki) dolayısıyla koroner kalp hastalığı ve kolon kanseri riskini azaltır.
[1] Hücrelerin olgunlaşması veya temel işlevlerini yerine getirebilmeleri için belirli yönde geçirdikleri bir dizi değişiklik.
[2] Hücrenin ihtiyacı olan enerjinin üretildiği yapı.
[3] Lokal kan dolaşımının kesilmesi ve oksijensiz kalmak.
NUTRI-THEMA 7
26 Mayıs 2009 Salı
Vectomega’daki omega 3 ile Keten tohumundaki omega 3 arasında ne fark var?
Vectomega’da uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri (DHA ve EPA diye bilinir) vardır. Keten tohumu yağı ise kısa zincirli çoklu doymamış yağ asidi (ALA diye bilinir) içerir.
Üçü de (DHA, EPA ve ALA) omega 3 genel adıyla anılmasına rağmen, vücutta bunlardan yararlanım farklıdır.
Vücudun kolayca ve hızla yararlanacağı DHA , doğal haliyle yalnızca balıkta bulunur.
Vücutta ALA’dan omega 3 alınması, DHA ve EPA’dan alımına kıyasla daha zordur ve daha fazla miktarda keten tohumu almak gerekir. Ayrıca keten tohumunun yutulmadan hemen önce öğütülmesi veya iyice çiğnenmesi gerekir, aksi takdirde içeriğindeki ALA’dan vücut yararlanamaz.
Balıktan elde edilen omega 3 preparatları arasında da fark vardır: elde edildikleri balık, elde ediliş yöntemi (ısıl işlem görmüş mü, balığın neresinden elde edilmiş, taze balıktan mı… gibi).
Vectomega fosfolipid yapıda olduğundan(vücudumuzdaki hücre zarının yapısı da benzer şekildedir) diğer standard balık yağı kapsüllerinden daha iyi emilmekte ve yararlanımı da yüksek olmaktadır.
21 Mayıs 2009 Perşembe
Vectomega ne zaman ve nasıl kullanılır ?
Besin desteği olarak Vectomega’yı günde 2 tablet almakta fayda vardır. Sağlık durumunuza göre, doktorunuz daha yüksek bir doz da önerebilir.
Omega 3 preparatlarıyla doz aşımı olmaz, ancak içine A, D vitamini takviyesi yapılmış preparatlar veya balık yağı şuruplarında, özellikle A vitamini yüksek miktarlarda zararlı olduğundan, önerilen dozlara dikkat etmek gerekir.
Vectomega’da ayrıca A ve D vitaminleri ilavesi olmadığından güvenle kullanılabilir.
Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda yüksek dozda omega 3 kullanıldığına dair yayın ve çalışmalar mevcuttur.
Vectomega günün herhangi bir zamanında alınabilir. Ama eğer kolesterolü düşürmek (total kolesterolü ve "kötü kolesterol" olarak bilinen LDL kolesterolü düşürür; "iyi kolesterol" olarak bilinen HDL kolesterolü yükseltir) amacıyla alınıyorsa, kolesterol metabolizmasının arttığı gece saatlerinde almak daha iyidir.
[1] Ayçiçek yağı, Mısırözü yağı gibi.
İstavrit değil Somon
Vectomega’nın gebelik ve menopoz dönemlerinde kullanımının yararı var mıdır?
Yapılan bir araştırmada, gebeliğinin son üç ayında omega 3 alan annelerin bebeklerinde görme duyusu, idrak ve el becerilerinin çok gelişmiş olduğu görülmüştür (ScienceDaily).
Ayrıca, gebelik döneminde depresyon tanısı konulmuş anne adaylarında omega 3 kullanımının depresyon semptomlarının azaldığına dair bulgular da vardır (Kaynak: Journal of Psychiatry - 2008)
Gebelikte omega-3 kullanımının erken doğum riskini azalttığı da gösterilmiştir.
Menopoz döneminde omega-3 kullanımının meme kanseri ve kardiyovasküler hastalık risklerini azaltma üzerine de etkisi bulunmaktadır.
Vectomega, omega-3 ailesinden uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitlerini dokulara yüksek oranda taşıyan ilk besinsel destektir.
Vectomega, tablet formuyla omega-3 yağ asitleri, fosfolipid ve peptid hidrolizat içerir ve omega-3’ü dokulara taşıyarak vücudun omega-6 / omega-3 oranını düzenler.
Vectomega, vücuda alındıktan sonra omega-3’ü dokulara vektörizasyon yöntemiyle taşır: Vectomega, DHA/EPA taşıyıcısı olarak fosfolipidleri kullanır, bu sayede biyoyararlanımı diğer omega-3 ürünlerine göre daha yüksektir. Ayrıca fosfolipidler omega-3’ün havayla temas edip okside olmasını da engeller.
20 Mayıs 2009 Çarşamba
Vectomega kilo aldırır mı?
Ayrıca, uzmanlar "kilo vermek için omega 3-omega 6 dengesinin, omega 3 lehine düzelmesi önemlidir" diyorlar.
Bunu destekleyen bir yayında (Journal of Nutrition), doku kültürü üzerinde yapılan bir araştırmada, ileride “tam teşekküllü yağ hücreleri”ne dönüşecek ‘aday’ hücreler (preadipositler), seçilmiş konsantrasyonlarda (25 – 50 – 200 µmol/L) DHA içinde tutulmuş ve görülmüş ki her üçünde de yaşayabilir hücre sayısı azalmış. Araştırmacılar bunu DHA’nın yağ hücrelerinin programlanmış ölümü üzerine etkisine bağlamıştır.
Ayrıca yine görülmüş ki DHA, bu ‘aday’ hücrelerin ileride “tam teşekküllü yağ hücreleri”ne dönüşmesini ve yağ depolamasını – kullanılan doza bağlı olarak- azaltmaktadır.
Bu araştırmaya göre kısaca söylersek, DHA yağ hücrelerinin ölümünü hızlandırdığı gibi, geride kalanların da yağ depolama kapasitesini azaltıyormuş.
Yani diyet ve egzersiz programlarına destek olacak bir etkiden bahsediyoruz – bir yandan zayıflamaya destek olurken, diğer yandan da genel etkileri dolayısıyla sağlığın korunmasına yardımcı olmak şeklinde...
18 Mayıs 2009 Pazartesi
Fosfolipit yapıdaki omega 3 desteğinden en çok faydalanacak dokular hangileridir?
13 Mayıs 2009 Çarşamba
VECTOMEGA®nın kalp-damar sağlığı üzerine etkileri nelerdir?
- ventriküler aritmileri önleyerek,
- trigliserid seviyesini düşürerek,
- trombositlerin birbirine yapışmasını (agregasyonunu) engelleyerek
- damar sertliği ve buna bağlı lipid tıkaçları (aterosklerotik plak) gelişiminin önüne geçerek
Vectomega, omega-3 ailesinden uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitlerini dokulara taşıyan tablet formunda ilk besinsel destektir.
Vectomega, omega-3 yağ asitleri, fosfolipid ve peptid hidrolizat içerir ve omega-3’ü dokulara taşıyarak vücudun omega-6 / omega-3 oranını düzenler.
Vectomega ile yapılan bir çalışmada, 40 sağlıklı gönüllüye 60 gün boyunca 2x1 Vectomega tablet verilmiş, trigliserid ve total kolesterolde azalma ve HDL seviyelerinde artış gözlenmiştir.
